
Bugünlerde herkes birbirine “seni seviyorum” diyor.
Ama o kelime, dudaktan çıkıyor da kalbe ulaşmıyor sanki…
Sözler uçuyor, davranışlar sessiz kalıyor.
Bir zamanlar sevgi; bir bakışta hissedilen, bir dokunuşta anlatılan, bir ömür boyu taşınan bir duyguydu.
Şimdi ise sosyal medyada bir cümle, bir emoji, bir “story” kadar kısa ömürlü…
Oysa sevmek, sadece söylemek değildir.
Sevmek; yanında olamadığında bile yüreğinde taşımaktır.
Kızdığında susmayı, kırıldığında affetmeyi, düştüğünde ellerini uzatıp kaldırmayı, gözyaşlarını silmeyi, yorgunken bile aramayı bilmektir.
Birini gerçekten sevmek, onun yükünü değil, yüreğini taşımayı göze almaktır.
Ama ne yazık ki bugün “seviyorum” diyen birçok insan, bir tartışmada sesini yükseltiyor, bir anlaşmazlıkta kapıyı vurup gidiyor, ve bazen “çok seviyorum” dediği insanı, hastane odasında yapayalnız bırakabiliyor.
En acısı da artık kadınların naz hakkı bile kalmadı.
Bir zamanlar ilgi görmek, sevilmenin en doğal hâliydi.
Şimdi erkekler daha nazlı, daha alıngan; kadınlar ise daha sabırlı, daha idareci oldular.
Kadınlar sustu, çünkü sevmekten vaz geçemediler.
Kırıldılar ama belli etmediler, incindiler ama affettiler.
Yüreklerinde fırtınalar koparken bile, “belki değişir” diyerek beklediler.
Oysa sevgi, tek taraflı sabırla ayakta kalmaz; biri susarken diğeri anlamazsa, sevgi zamanla tükenir.
Gerçek sevgi, anlayışla büyür; biri ağladığında diğeri susmak yerine el uzatırsa yaşar.
Sevgi, şiddetle yan yana gelemez.
Birini incitip sonra “ama seni çok seviyorum” diyemezsin.
Sevgi, şefkattir, merhamettir, vefadır.
Gerçek seven, sustuğunda bile korur, gitse bile dua eder, geri dönmese bile kötü konuşmaz.
Ben artık “seviyorum” sözünü duymak istemiyorum.
Ben, gösterilen sevgiyi görmek istiyorum.
Bir omuzda, bir tebessümde, bir geçmiş olsun mesajında…
Çünkü gerçek sevgi, kelimelere değil, davranışlara sığar.
Ve ben inanıyorum ki hâlâ bir yerlerde sessiz ama derinden seven insanlar var.
Onlar konuşmaz, gösterir.
İşte sadece onlar gerçekten “seviyor.”
“Sevgi, dilde değil; davranışta, sabırda ve sadakattedir.”












